İngiltere Günlüğü

 


Bu paylaşımı şuan İngiltere de yaklaşık 1. ayını devirmiş biri olarak yazıyorum. Öncesinde ailece İngiltere’ye yerleşme telaşı içerisinde böyle bir blog serisi üzerine düşünme fırsatını pek bulamamıştım.

 

First Day UKEylül 2019 itibariyle eşim ve 6 yaşındaki oğlumuz ile İstanbul’dan Castleford’a ( neden Castleford olduğunu daha sonraki yazılarımda anlatacağım.) yada başka bir deyişle West Yorkshire bölgesine taşındık. Neden Londra değil? dediğinizi duyar gibiyim. Daha sakin daha yavaş bir hayat isteyen ben ve ailem için Londra’nın iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum. Aksi düşüncesi olan arkadaşlar yorum kısmına gerekçisini yazabilir elbet.

 

Gelelim buraya gelişimizin kısa hikayesine; ingiltere’ye ( Ki bundan sonra hızlı yazım için UK olarak bahsedeğim.) Ankara anlaşması kapsamında ( ECAA Agreement ) otomasyon sistemleri konusunda danışmanlık, projelendirme ve kurulum hizmetleri verebileceğim bir iş planı ile başvurumuzu Türkiye’den gerçekleştirdik. Mayıs sonunda yaptığımız başvuru 26 gün içerisinde netleşti ve 1 yıllık oturum iznini elde ettik. bu sıralar brexit ( Bu arada BREXIT  in açılımımın BRITISH EXIT ten geldiğini yeni öğrendim) nedeniyle 31 ekim sonrası Ankara anlaşmasının askıya alınacağı konusunda özellikle bu konuda danışmanlık veren kişi ve kurumlar arasında konuşulsa da, şahsen temelde bu vize türünde bazı değişiklikler yapılsa bile uygulamada kalacağına inananlardanım.

Buraya gelmekteki birincil sebepleri sıralayacak olursam eğer, Oğlumuzun eğitim çağı gelip çattığından Türkiye’de bu serüveni bir şekilde özel okulda başlatarak mı devam etmeliydik? Yoksa yurtdışında devlet okulunda mı başlamalıydı derken, bir UK de başlamasını tercih ettik. İstanbulun kaosundan çıkıp UK’in 40bin nüfuslu bir kasabasında başlamasını tercih ettik. Oğlum şuan okula başlamış durumda değil, buraya geleli yaklaşık 40 gün oluyor. Okula kayıt sürecini de ayrı bir yazı da paylaşacağım. Eğitim konusunun dışındaki geliş nedenlerini önem sıralaması fark etmeksizin sıralamam gerekirse;  Güçlü bir sosyal devlet yapısı, insanlarının saygılı olması, Dünya dili kabul edilen ingilizceyi burada öğrenebileceğimize olan inancımız, ve yurt dışı deneyimi olmayan bir aile olarak bu fırsatı değerlendirmemiz gerektiği.

Sonuç olarak UK’ye adımımızı attık ve ne kadar sürede burada varlık göstereceğimizi bilmediğimiz bir zaman dilimi için hayatımızı burada sürdürüyor olacağız. bu giriş yazısını kısa tutuyorum. Burada paylaştığım notları geçirdiğim sürecin bir arşivi olması ve konuya ilgi duyan kişilerin bu deneyimlerden faydalanması amacıyla yazıyor olacağım

Sevgiler

“İngiltere Günlüğü” üzerine 2 yorum.

Bir cevap yazın